|
BEN ÖĞRETMENİM
Sabah telaş ile kalkarım
Varsa kahvaltımı yaparım
Sonra noksanlara bakarım
Beni bekliyor yavrularım
Geç kalmadım koştum kapıya
Baktım delik ayakkabıya
Toz için sarıldım fırçaya
Kitap-defter koydum çantaya
Yol uzun mesuliyet ağır
Araba desem gelir ağır
Ha gayret açılmasın bağır
Çocukları okula çağır
Yalvar-yakar girdik sınıfa
Noksanlar mı baktım etrafa
Biri yok ona gitti kafa
Gelememiş kaldırdık rafa
Akşam oldu arayıp sordum
Aç-açık viranede buldum
Getirdim sırayı doldurdum
Haydi okuyacaksın yavrum
Gözler pırıl pırıl yanıyor
Hepsi birbirini seviyor
Herkes görevini yapıyor
Öğretmen de mutlu oluyor
Sıkıntılar bir gün aşılır
Hepimiz düzenli çalışır
Fakir zenginlere ulaşır
İnsan varlığını paylaşır
Nefret-kinler kalksın aradan
Faydalan ilimden-irfandan
Bilgin üstün olur mirastan
Senden razı olur yaratan
Üç şey fayda verir insana
Yol okul çeşme yap hayrına
Sevgiyi öğret evladına
Öğren öğret yaz kitabına
İlmi almak için git Çin'e
Yazıktır boşa geçen güne
Yavrum insanlık hizmetine
Teşekkür et öğretmenine
BAHAR ÇİÇEKLERİ
Güllerin bülbüller ile buluştuğu gün
Gönüllerdeki baharların coştuğu gün
Can ile cananın buluştuğu gün bugün
Bugün mutlu günümüz bahar çiçekleri
Gözümüz yolda kaldı sizleri bekledik
Gelecekler diye etrafı temizledik
Hatıralarınızla bazen hüzünlendik
Heyecan getirdiniz bahar çiçekleri
Siz karanlığın üzerine güneşsiniz
Bu yolda üzülecek- sevineceksiniz
Mutluluğa ulaşacak geleceksiniz
Gönlümüzün solmayan bahar çiçekleri
Toprak suya hasret kalmış yeşermek için
Bağ-bostan çiçek-meyve gül-bal vermek için
Yoracak yorulacaksınız yarın için
Yaz-ayaz soldurmasın bahar çiçekleri
Köklere hazan gelmiş filizler yeşersin
Aldırma dostum gül bahçesinde gül-rizsin
Sen sözünle özünle işinle öndersin
Varsın seni anlatsın bahar çiçekleri
Çiçek nedir bilir misin kırlardan gelen
Güzel koku kekik lale sümbül kardelen
Yaylalarda ovalarda yüzüne gülen
Bahçede parkta koşan bahar çiçekleri
Okşamaya kıyamazsın solacak diye
Alınır nasihattan benzer bebeye
Çalışıp hazırlan gelecekte gülmeye
Bahtınız açık olsun Bahar çiçekleri
SEVABI SEV
Ayrılmak için gelmedik dünyaya
Ömrümüz geçiyor daldık hülyaya
Aldandık kapıldık yalan sevdaya
Ayrılık var candan canandan canım
Kalbime yerleştirdiler sevgiyi
Sevgi ile duyar canlı ilgiyi
Hak sevgisi ile yarattı her şeyi
Ayrılmayacakmış gibi sev canım
Belki de aşıklar gibi seversin
Bir gün aşk ateşini seveceksin
Sen sevdiğin kadar sevileceksin
Yaratılanları candan sev canım
Sevdiklerinin ilki olsun Allah
Sonra gelir sevgisi Rasulüllah
İkisi odlumu kalp de darullah
Sevenleri muhabbetle sev canım
Cennete götüren ana-babadır
Sonra vatan sevgisi imandandır
Sende güzel huylar bulunmalıdır
Dost-düşman dert-elem deme sev canım
Sevgi zor iştir söylenme be Hasan
Uzak ol şerrin anası yalandan
Bunları seversen hiç kalmaz tasan
Hatayı unut sevabı sev canım
ÖĞRENCİYİM
Ellerimi ovuşturup huzurunuza geldim
Siz kapılarınızı açtınız bana sevindim
İlk günden beri nasihatlarınızı dinledim
Sizler de öğrenci olmadınız mı öğretmenim
Zaman oldu çorabımın rengine karıştınız
Sormadan bizim için etek-gömlek beğendiniz
Neredeyse erkeklere etek giydirecektiniz
Sizler de öğrenci olmadınız mı öğretmenim
Geldiyse duvarın kenarına gariban erkek
Gönül eğlendirmezdik kızacağınızı bilsek
Baksan geliyor pencerenin kenarına gerzek
Sizler de öğrenci olmadınız mı öğretmenim
"Ama bizim zamanımızda" deyip başlamayın
Belki sizde yaptınız bizim gibi haşlamayın
Gençlik çağımız gene de bizi boş bırakmayın
Sizler de öğrenci olmadınız mı öğretmenim
Vursanız da dövseniz de elimiz kalkmaz size
Kalkmayan ele susan dile kızmak neyinize
Hataları af etmek düşer büyüklüğünüze
Sizler de öğrenci olmadınız mı öğretmenim
Kıskançlık çekememezlik sardı benliğimizi
Sokakta bıraktık getiremedik sevgimizi
Televoleler alıp götürdü kimliğimizi
Sizler de öğrenci olmadınız mı öğretmenim
Şikayetim var beni meşgul eden derslerimden
Saç kesmek için çektiğim nedir matematikten
Geç git feni dilsiz olsam anlarım dikişten
Sizler de öğrenci olmadınız mı öğretmenim
İngilizce almanca Fransızca neyimize
Sahip çıkabilsek dilimize tarihimize
Bilgisayar mı öğreteceğiz bebeğimize
Sizler de öğrenci olmadınız mı öğretmenim
En değerli varlıklarımız bakmayın kusura
Sizler götüreceksiniz bizi yeni çağlara
Gönlümüzdesiniz terk edemeyiz kasımlara
Sizler de öğrenci olmadınız mı öğretmenim
GÜZEL
Bana "nur yüzlü" diyen dilber
Senin cemalin benden de güzel
Ömür gülüp oynamakla geçer
Seni yaratan senden de güzel
Gel güzeller güzeline gidelim
Yolumuzda var güller dikenler
Bu kahrı çekemezsin güzelim
Düşersen bu yola deli derler
Saçların sararmış selvi boylum
Hazan gelmeden düşme dalından
O tarafa düşmez benim yolum
Ayrılma sen yerinden yurdundan
Bülbül çekermiş tatlı dilinden
Kafes yapmışlar korumak için
Gezip dolaşmak geçer gönlünden
Kula kul olma sevdiğin için
Sorarlarsa beni bende değilim
Kendimi arıyorum ruhumda
Yıkar beni kaybolan günlerim
Ömür biter mutluluk yolunda
Bulamazsam sana selam olsun
Ayrılırsam hakkını helal et
Ömrün mutlu yolun açık olsun
Güzelim başa gelene sabret
04 01 2003
YENGEM
Dil sustu kalem yazmıyor
Göz kurudu yaş akmıyor
Gidiyor dönüp bakmıyor
Bizleri neden bıraktın
Rahmeti boldur Mümin'e
Düşkündün ibadetine
Sığın Rabbin gölgesine
Nur gelir ahiretine
Zamansız koptun dalından
Gittin yerinden yurdundan
Selâm var sana buradan
Korusun seni yaratan
Gelin Halil İbrahim&'e
Sabır evlat- iyâline
Gönül mahzundur gidene
Nasıl kıydın Dilber'ine
Sıkıntılarda bıraktın
Ayrılırken mahzun baktın
Fatma çileli evladın
Dertlerle geçti hayatın
İki minik bir anneye
Sığınmıştın Emine'ye
Ortaktın derde neşeye
Muhtaç bıraktın gülmeye
Ağzından kem söz duymadı
Sensiz dünyaya doymadı
Yerine başka koymadı
Kime bıraktın Abdullah'ı
Kime misafir olalım
Kırıldı kolum kanadım
Senin için dualarım
Yerin nurla dolsun YENGEM
09/05/2003
BULUŞUR
Para mal isteyenin olsun
Elim uzak gözlerim doysun
Yarim canım yanında olsun
Gam çekme sevenler buluşur
Anladım dönüşsüz yoldayım
Merhamet et kurban olayım
Bak sevdim nasıl ayrılayım
Elini uzat can buluşur
Rengini nasıl unutayım
İçimde sızı ağlayayım
Mahf oldum kölen olayım
İzin ve sevenler buluşur
Zaman ayırmış bizi canım
Seviyorum kaynıyor kanım
Allah aşkına yalvarırım
Vazgeçme sevenler buluşur
Yolumda aşılmaz engeller
Onu görmek ister gönüller
Varlığını söyler tüm diller
Ulu Allah'ım afet beni
DUA
Ya Rabbi geldik huzuruna
Kabul et bizi kulluğuna
İnanıyorsan sen ahiret gününe
Sahip ol eline diline beline
Bismillah deyip kalktık sahura
Oruçta kolaylık ver kuluna
Cumayı bekledik geldik huzuruna
Hazinenden verirsin aciz kuluna
Hatalardan kusurlardan koruyansın
Gönül bahçemize mutluluk verensin
Her zorluğun vardır bir karşılığı,
Cennet olsun orucun karşılığı
Eller, gönüller sana açılır,
Rahmetin kullarına saçılır
Malı olup da zekat vermeyenden,
Allah'ım bizi koru cimrilikten
Alan el değil veren el olalım
Fakirlikle sınav etme Allah'ım
Çocuklarımıza zekat aldırma
Allah'ım yoksullukta darda koyma
Günahımı kaldır sevap yaz,
Cennetin anahtarıdır namaz
Zekat ver fakire yoksula dostum,
Vergini ver olsun okulun yolun
Koyunu, sığırı kurda yedirtme,
Bizi zekata muhtaçtır dedirtme.
Zenginlik verirsin dilediğine
Rabbim, ilmi verirsin isteyene
Sadakanla sevindir fakirleri,
Bayram ettir hüzünlü gönülleri
Günahlarımızı bağışlayıp koy cennetine
Allah'ım hasret bırakma bizi cemaline
Cehennemin azabından uzaklaştır,
Bizi affet merhametine yaklaştır
Kıyamet anının şiddetinden,
Koru azabının dehşetinden
Unutturma ahiret hayatını
Aldır ana-baba duasını
Allah'ım şeytana uyup saptırma,
İbadetlerinden uzaklaştırma.
İlmimizi artır, ufkumuzu aç,
Kıyamet yakın bize kapını aç.
Rabbim! Kalplerimizi küfürde koyma,
Kıyameti üzerimize koparma.
Bizleri hayırda yarıştır,
Kötülüklerden uzaklaştır
Bedenimizi su ile temizlet,
Ruhumuzu temizlesin ibadet.
Bu gecenin hürmetine affet bizi
Rabbim cemalinden mahrum etme bizi.
Kabirlerimiz aydınlansın nurundan,
Bir Fatiha okuyan çıksın soyumdan
Ahireti unutup, dünyaya daldırma,
Mal ve evlat sevgisiyle bizi kandırma
ÖĞRETMENLERİMİZE
Sizinle geçti en güzel yıllarımız
İyi kötü günlerimizi siz gördünüz
Sizleri hiçbir zaman unutmayacağız
Bizlere can veren eşsiz güneşlerimiz
Hastalandık her an başımızda
Zor durumda kalsak sizler yanımızda
Güller kadar güzel yüzünüzle
Sevginiz ise her an kalbimizde
Sevmeyi sevilmeyi kısaca her şeyi
Bize siz öğrettiniz bildiğiniz her şeyi
Çin'de olsa arar buluruz ilimi
Sizi çok seviyoruz bilginin gerçek sahipleri
Türkçeden başlayıp İngilizceye
Götürdünüz bizi bilgi denizine
Bazen güldük bazen ağladık hep birlikte
Gel de öğretmenine "seni seviyorum" deme
Hayranız davranışınıza sözünüze
Keşke herkes size benzese
Kimse giremez sizin kadar gönlümüze
Teşekkür ederiz öğretmenlerimize
Z.M.Ş.2006
KIZLARIM
Teslim ettiler otuz beş güzeli
İsteğe göre rehberlik etmeli
Baktım ki kimi suskun kimi deli
Beraber geçireceğiz günleri
İtinalıdır kırmaz etrafını
Az öz konuşur sakınmaz lafını
Böyle git kızım kurtar hayatını
Zeynep bırak nefret duygularını
Küçükken başladı derdi çilesi
Sağlam hasta derken geçti senesi
Ömür tüketir yemişenderesi
Sevdayı kuşatmış şehir sevgisi
Öylede böyle de geçer bu hayat
Bazen sıkıcı olur bazen rahat
Bilmem ayrılıkta kimde kabahat
Huzur dolu gizemli dünya kat kat
"Öf bıktım usandım bunlardan
İsteğimi almadılar mağazadan"
Yoksulları görememiş varlıktan
Mehtap rahatsız olur mutluluktan
Gurur kibir yoktur bilir kendini
İyi yapar arkadaş seçimini
Gülü sever bırakır dikeni
Sergül ayırır yapmacık güleni
Biraz gururlu biraz da kibirli
Dağları sen mi yarattın demeli
İnsan insan olduğunu bilmeli
Selin bazı huyların düzelmeli
Kolaydır başkasında suç aramak
Kırılıyorsan önce kendine bak
Rüzgar dal kırar okşadığı başak
Başarı getirir mi ay gün saymak
Yaratılışı değiştiremeyiz
Bize verilenle yetinmeliyiz
Ahlak ile olur güzelliğimiz
Şengülü uzak dursa da severiz
Boş vermiş bu dünyayı gelip geçer
Ağızını açtımı kesip biçer
Sözünü dinlersen arkadaş seçer
Bir gün bağrı yanık sinemde göçer
Çalışmak olmasa iyi olacak
Yazılılar olmasa başaracak
Kızım ne var ki bunda şaşılacak
Fatma çalışarak ünlü olacak
Haya sıyrılmamış kızaran yüzü var
Oturacaksa insan neden kalkar
Ne kadar da can sıkıyor okullar
Bahar güneşi ile erir karlar
Edeplidir konuşmasını bilir
İnsana önce çalışmak gerekir
Başarıncaya kadar da didinir
Sinemde hata yapmaktan çekinir
Sıkılıyorsun aşırı baskıdan
Evi bulacaksın güneş batmadan
Sevilen saklanır tozdan dumandan
Güleceksin serpilip dağılmadan
Güler yüz tatlı dil konuştukları
Sevdirir kendisini tavırları
Okumak için kat eder yolları
Kaybolmuş ademini arar Havva
Boy uzasın diye takıldı topa
Art niyeti yoktur başlarsa lafa
Dürüst olmaya çalışır etrafa
Güvenilir sadık dosttur Selda da
İçinden geldiği gibi konuşur
Elinden tutulursa olgunlaşır
Olmadık işler kendine bulaşır
Bilmem ki sibelle kimler uğraşır
Neden dalıp gidersin uzaklara
Bu günler de kalır hatıralara
Sıksalar da aldırma sen bunlara
"Bunu sen söyle nalan hocalara"
Dili var sanki fırıncı küreği
Lalenin kontrolü sevmediği
Abbası duyarsa hoplar yüreği
Çiğdem filizlenen bahar çiçeği
Boş konuşur sözü işe yaramaz
Hata etmekten korkar dayanamaz
Kalırsa tek başına yaşayamaz
Sakine varırsa mutlu olmaz
Söz dinlemez yerli yersiz konuşur
Bilmem ki neden herkese karışır
Etrafı kendinden uzaklaşır
Eda ile dost olan çok uğraşır
Kişi dilinin altında gizlidir
En büyük kötülük kendisindendir
Bir söylemeden bin düşünmelidir
Şulenin dili temizlenmelidir
Köyden çıkıp geldi demirci kızı
Türkü söyler çalamasa da sazı
Herhalde bunlar Davud'un mirası
Oynak sanmayın bakarken yıldızı
Sarımsakçı mıdır gelir uladan
Dili mi yok çekinir konuşmaktan
Sıkılmaz elma kiraz toplamaktan
Şimşek beklenir bulutlu havadan
Gezip tozmakla bir yere varılmaz
Başı boş gezene kimse karışmaz
Sorumsuz insanlarla dost olunmaz
Nazlı kızım buralar sana kalmaz
Kimler gelip geçmedi buralardan
Yarasalar hoşlanır karanlıktan
Vakit geçmeden faydalan okuldan
Başka duyulmasın hoş bir sedadan
Gayretsiz başarıya ulaşılmaz
Sevenler seninle ebedi kalmaz
Çalışan başkasına muhtaç olmaz
Kutsa karataş yerinden oynamaz
Yaşayamazsın dünyada kimsesiz
Unutma hayat akıp gider sensiz
Dost olursak hep beraber güleriz
Kırılmazsan olgunlaşırsın filiz
Küçük yaşta binmiş dağlar gibi yük
Anlayamamış kim küçük kim büyük
Bilinmez ki kimden gelir kötülük
Nevcihanda tutulsun güzel günlük
Bu dünya ya geldik ki gideceğiz
Olup bitenden hepimiz dertliyiz
Göçüp giden kervan yolcularıyız
Bozulan sistemlerin ümranıyız
Yalan dolan demez bilir işini
Dağ tepe demeden arar eşini
Yakın bilirse bırakmaz peşini
Ana baba derdi sıkar çiğdemi
Riyakar bugün ak der yarın kara
Üzülme sözlerinden alır yara
Gayemiz divana günahsız vara
Gülşen düşmesin bu dünyada dara
Verecekse Allah hayırlı versin
Okulu bırakıp kafelerdesin
Kızım neden kimseyi dinlemezsin
Melik peşinde gezen melikesin
Güzellikler varken çirkinlik neden
Vuran el uzak kaldıysa sevgiden
Kazlar kargalar ne anlar ki gülden
Cemilede kurtulur bu çileden
"Üf ne var bunda kaçtıksa okuldan
Gelip geçene bakıyorduk parktan
Denedim nefret ettim sigaradan"
Dağ tepe gezmek bekle karacadan
Konuşmuyorsam sanmayın ki dilsiz
Haya ederim olamam edepsiz
Bülbül bağda ister gülü dikensiz
Ayrılırsan bizden neyleriz sensiz
İşte saydıklarım benim kızlarım
Kimine güler kimine kızarım
Bir gün ayrılır bunlarla yollarım
Bahtınız açık olsun evlatlarım
Hasan ŞAHİN
Sınıf Öğretmeni
25/01/2005
NANKÖR KEDİ
Belirdi bahçemde güzel bir kedi
Etraftaki yolunu kaybetti dedi
Bizde gariplere bakmak adettendi
Daim okşarsan mırıldar nankör kedi
Dostlarıyla beraber sevindiler
İzinsiz yoldan çıkanı devşirdiler
Söz dinlemeyenin başına gelenler
Felakettir anladın mı nankör kedi
Günlerce nasihat ettim dinlemedin
Yaptıklarınla yolun sonuna geldin
Dostunun başına geleni görmedin
Senin sonun ne olacak nankör kedi
Hep zararını kendine mi sanırsın
Sen oyna derdine başkaları yansın
Kahrolası güzelliğin sende kalsın
Başımı belaya sokma nankör kedi
Hayatım okşama ile mi geçecek
Kuyruğuna dokunsan pençeleyecek
Bilmem ne zaman hatasını bilecek
Güzel söz duyayım senden nankör kedi
Her mırıldanışta suçu bana attın
Doymayan mideye yalan söze sattın
Hayal aleminde gezinirken battın
Bulunmaz birimisin nankör kedi
Zavallı her işe burnunu sokarsın
Kaf dağında anka kuşunu avlarsın
Buz üstüne bilgilerini yazarsın
Bilmediğini de bilsen nankör kedi
Alkışlayanın var bilir misin neden
Kimi nefretten olur kimi sevgiden
Anlamıyorsun sevenleri gönülden
Dost gerçeği söyler anla nankör kedi
Buradan bir gün ayrılıp gideceğiz
Yarın da birbirimizi seveceğiz
Canım seninle gülüp eğleneceğiz
Başımın tatlı belası nankör kedi
"Nankör" dedim sana alınma sevdiğim
Seninle olacak dirliğim birliğim
Yaratılanları beraber sevelim
Yolun bahtın açık olsun nankör kedi
AĞAM
Alışamadık haram yemeye
Belki de yarın düzelir diye
Yıllar geçti ömür bitti böyle
Ağam ne zaman doyacak mide
Makam-koltuklar yakışır sana
Konuşamam susmak düşer bana
Düşünme bakarız torununa
Ağam kul ettin bizi soyuna
"Hak aramakta nerden çıktı
Yasa-kanun geç-git rafa kalktı"
Dön arkana bak çalışan bıktı
Ağam öncekiler bakan astı
"Devlet işi yapıyorum" deme
Sakın yoksul yetim hakkı yeme
Devletime kimseyi küstürme
Ağam engel olmasan gülmeme
Hangi işin var karşılıksız
"Lüks" dediniz gezelim gömleksiz
Aldınız nereye harcadınız
Ağam olma bu kadar insafsız
Elinde kırbaç vurursun sırta
Gezersiniz kırıta kırıta
Gülüşleriniz dönmüş sırıta
Ağam seni bekler başka kıta
Rezil ettiniz bizi aleme
Söylersem alınırsın sözüme
Böyle koruklar dönmez üzüme
Ağam huzurla gidem evime
Biz sayenizde yolu şaşırdık
Tutulmayan sözlere aldandık
Yalanlara- dolanlara kandık
Ağam boyu-bosu adam sandık
Milletler gidiyor uzaylara
Yoksulluk yapıştı yakalara
Biz gidemiyoruz bayramlara
Ağam som et yakışır ağalara
Kurbanın derisi bize yeter
Ona da birileri göz diker
Belki bir gün gelir çile biter
Ağam bu kadar söz sana yeter
AMİRİM
Özlemdi bende vatan bekçiliği
Taktı mı belime yeni beyliği
Görev aşkıyla yanan yüreği
Kimse bükemez bendeki bileği
Gün oldu başladım kutsal göreve
Nöbette kaldım gelemedim eve
Yavrumu komşu götürmüş hekime
"Alışacaksın" dedim sevgilime
Hava soğuk sıcak bize ne yazar
Gece-gündüz amirim görev yazar
"Hastam var" desem işitirim azar
Arsızın birisi kuyumu kazar
Kural tanımaz birisi çıkmış yola
Sarhoşmuş saldırıyor sağa sola
Yolu düşmezmiş meğer karakola
İşleri hallolurmuş telefonla
Tacirlik yapardı düştüm peşine
Habersizdi zararı kendisine
Çocuğu düştü zehirin içine
Kaybedince ara verdi işine
Duydum yolun kenarında bir çığlık
Alıp götürmüş onu kuralsızlık
Dostları yapmışlar ona düşmanlık
Son durağı olmuş onun mezarlık
Amirim böyle anlatıyor memur
Hep çalışırsak ülke olur mamur
Yufka olmaz mayası bozuk hamur
İnsafsız olma sonra derler çamur
Zaman gelir sıkarlar canınızı
Serseriler denerler sabrınızı
Yurda akıtırsınız kanınızı
Koruyun şanlı al bayrağımızı
Haktan adaletten siz ayrılmayın
Masumun canına sakın kıymayın
İşiniz zor yolunuz olmuş mayın
Kem söz sahibinin sakın duymayın
Günleriniz ömrünüz kutlu olsun
Vatan-millet sizinle huzur bulsun
Şehitleriniz cenneti doldursun
Polisim güvenimsin gururumsun
MEMLEKETİM
Doğup gözümü açtığım
Sokağında oynaştığım
Dünyayı ilk tanıdığım
Hasret dolu memleketim
Soğuk sularından içtim
Senin içinde yetiştim
Akan sularında çimdim
Eşin cennet memleketim
Kıvrım kıvrım yollarında
Akıp giden sularında
Avcılar ormanlarında
Sevgin kalb de memleketim
Bağrı yanık anaların
Uzaklarda yavruların
Bizi ayıran dağların
Suçu nedir memleketim
Kaç yıl ayrı kalmışım
Yandı kor oldu ateşim
Kavuşacak mı belki naşım
Beni de al memleketim
Kaderin uçmak şahinim
Sevenler sevgilim benim
Sevdiğim için çekerim
Yuvam yurdum memleketim
15/11/1985
|